Harici Taşınmaz Satışında Ödenen Bedelin İadesi Yönünden Zamanaşımı

Emsal Yargı Kararları
T.C. YARGITAY 
13. Hukuk Dairesi 
Esas: 2012/2710
Karar: 2012/17576 
Karar Tarihi: 22.03.2012

Davacı, davalılar ile 279 ve 282 parsel sayılı taşınmazlarda müştereken malik olduklarını, davalı Ümmühan’ın hissesinin tamamını kendisine, davalı Durmuş’a ve dava dışı Ali'ye eşit olarak 1991 yılında haricen satıp devrettiğini ve davalı Ümmühan'a o tarihte 164.000.000 TL ödediğini, kendi hissesi ve davalı Ümmühan'dan aldığı hisseye portakal ve kayısı ağacı dikip yetiştirdiğini, davalıların buna bir itirazı olmadığını, daha sonra davah Ümmühan'ın kendisine ve diğer paydaşlara sattığı taşınmaz hisselerinin tapusunu tüm paydaşlar adına tescil ettirmek üzere davalı Durmuş’un oğlu Mustafa’ya vekalet verdiğini, ancak Durmuş’un taşınmaz hissesinin tamamını adına kaydettirerek haksız kazanç elde edip sebepsiz zenginleştiğini bildirerek, davalı Ümmühan'ın 279 ve 282 sayılı parsellerdeki Durmuş adına tescil edilen hisselerinin iptali ile taşınmazın kendisi ile diğer sahipleri adma hisseleri oranında tesciline, olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin faizi ile ödenmesine veya dava konusu hissenin bugünkü değerinin belirlenerek ödenmesini talep etmiştir.

Davalılar, davanınn reddini dilemişlerdir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Tapulu taşınmazların haricen satışı T.M.K. 706., B.K. 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerine göre geçersiz olup, geçersiz satışlarda herkes aldığını iade ile mükelleftir. Somut olayda davacı, davalı Ümmühan'dan satın aldığı ve davalı Durmuş adına tescil edilen hisselerinin iptali ile taşınmazın kendisi ile diğer sahipleri adına hisseleri oranında tesciline, olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin faizi ile ödenmesine veya dava konusu hissenin bugünkü değerinin belirlenerek ödenmesini talep etmiştir. Mahkemece davacının açmış olduğu alacak davası zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddedilmiş ise de, 07.06.1939 tarih, 1936/31 Esas ve 1939/47 karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’na göre tapulu taşınmazın  harici  satış sözleşmesine konu edilerek ödenen satış bedelinin, sözleşmenin geçersiz olması nedeniyle geri iadesine ilişkin B.K. 125. maddesine göre 10 yıllık zamanaşımı süresinin başlangıç tarihi, satış bedeline ilişkin paranın verildiği tarih değil, sözleşme geçersiz olsa da satıcının rıza ve ihtiyariyle taahhüdünü her zaman yerine getirebileceği göz önüne almarak bunun ifasını beklemek durumunda bulunan alıcı için ancak davaya konu taşınmazın tapuda ferağ ümidinin ortadan kalktığı veya ifanın imkansız hale geldiği tarihtir. Aynca satışa konu taşınmazın zilyetliği devredilmişse zamanaşımı süresi de, zilyetlik devam ettiği sürece işlemez. Somut olayda davacı, harici satım sözleşmesi ile zilyetliği alıp elinde bulundurduğuna göre zilyetliği ortadan kalkmadıkça zamanaşımı işlemeye başlamaz. Kaldı ki; davalı Ümmühan'ın zamanaşımı defi de yoktur. Bu nedenle yazılı şekilde zamanaşımı nedeniyle davacının dava konusu taşınmaz hissesi için ödediği bedelin ödenmesine ilişkin talebin reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle kararın bozulmasına, peşin alınan 18,40 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 22.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.