Kamulaştırma Şerhinin Silinmesi Talebinde Görevli Mahkeme

Emsal Yargı Kararları
T.C. YARGITAY 
18. Hukuk Dairesi 
Esas: 2005/5137 
Karar: 2005/7277 
Karar Tarihi: 11.07.2005
 
Dava: Dava dilekçesinde, tapu kaydına Kamulaştırma Yasası'nın 31/b maddesi gereğince konan şerhin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece idari yargının görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 
 
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği düşünüldü: 
 
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili adına tapuda kayıtlı bulunan taşınmaz mal üzerine konulmuş bulunan ( Kamulaştırma Yasası'nın 31. maddesine göre ) kamulaştırma şerhinin kaldırılmasını istemiş, mahkemece davanın idari yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. 
 
2942 sayılı Kamulaştırma Yasası'nın 4650 Sayılı Yasa ile değişik 7. maddesinin son cümlesine göre idare tarafından şerh tarihinden başlayarak 6 ay içinde kamulaştırma bedelinin tespiti ile idare adına tescili isteğinde bulunulduğuna ilişkin mahkemeden alınacak belge tapu idaresine ibraz edilmediği takdirde bu şerhin tapu idaresince re'sen sicilden silineceği hükme bağlanmıştır. 
 
Somut olayda, taşınmaz malın tapu kaydına 27.09.2002 tarihinde kamulaştırma şerhinin konulmuş olduğu, anılan yasa maddesinde öngörülen sürenin geçmiş olmasına karşın kamulaştırma şerhinin silinmediği anlaşılmaktadır. 2942 Sayılı Yasanın 37. maddesine göre bu yasadan doğan tüm anlaşmazlıkların adli yargıda çözümlenmesi gerekenleri taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemelerinde görülür. Bu yasada kamulaştırılan veya kamulaştırılması düşünülen taşınmaz malların tapu kayıtları üzerine konulmuş bulunan şerhlerin silinmesi işlerine idari yargı mercilerinde bakılacağına dair herhangi bir açıklama bulunmamaktadır. 
 
Kamulaştırma Yasası'nın 37. maddesinin amaç ve kapsamından, yasanın diğer maddelerinde açıkça idari yargının görev alanına girdiği belirtilmeyen hususlarla ilgili anlaşmazlıkların adli yargı mercilerinde çözümlenmesi gerekeceği açıkça anlaşılmaktadır. Açıklanan hususlar göz önünde bulundurularak mahkemece işin esasına girilip tüm deliller toplanıp oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir. 
 
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.