Kiracı Anahtarı Teslim Ettiğini Yazılı Belge İle İspat Etmelidir

Emsal Yargı Kararları
T.C. YARGITAY 
6. Hukuk Dairesi 
Esas: 2013/6201 
Karar: 2014/983 
Karar Tarihi: 28.01.2014
 
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 
 
Karar: Dava, ödenmeyen kira paralarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir. Mahkemece, itirazın iptali isteminin ve davalı lehine icra tazminatı istemlerinin reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiş,davalı vekili karşı temyiz isteminde bulunmuştur. 
 
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davacıya ait İ... F... C... AVM'deki 4 ve 5 nolu mağaza ve deponun 01.04.2005 başlangıç tarihli ve 7 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiralandığını, davalının kiralananı 31.03.2011 tarihinde tahliye edeceğini bildirmesine rağmen tahliye ve anahtar teslimi olmadığını, bu nedenle davacının 4 aylık kira faturası tanzim ettiğini ancak faturaların ödenmemesi üzerine tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının haksız olduğunu belirterek itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın % 40'ından aşağı olmamak üzere icra tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde, kiralananın 31.03.2011 tarihinde tahliye edileceğinin davacıya bildirilmesi üzerine taşınmazın 27.3.2011 de tahliye edildiğini ve anahtarın davacı tarafa 28.03.2011 de teslim edildiğini, bu nedenle borç olmadığını belirterek davanın reddini ve davalı lehine icra tazminatı verilmesini savunmuştur. Mahkemece, davalının kiralananı 27.03.2011 tarihi itibariyle tahliye ettiği kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir. 
 
Kiralananın tahliye edildiğinin (kiracının kiralananı iade borcunu yerine getirdiğinin) kabul edilebilmesi için, kiralananın fiilen boşaltılması yeterli değildir. Anahtarın da kiralayana teslim edilmesi gerekir. Kiracının bildirdiği tahliye tarihinin kiralayan tarafından kabul edilmemesi; başka bir ifadeyle, tahliye tarihinin taraflar arasında çekişmeli olması halinde; kiralananın fiilen boşaltıldığını ve anahtarın teslim edildiğini, böylece kira ilişkisinin kendisince ileri sürülen tarihte hukuken sona erdirildiğini kanıtlama yükümlülüğü, kiracıya aittir. Kiracı, kiralananı kendisinin ileri sürdüğü tarihte tahliye ettiğini ispatlayamazsa, kiralayanın bildirdiği tahliye tarihine itibar olunmalıdır. 
 
Anahtarın kiralayana teslimi, hukuki işlemin içerisinde yer alan bir maddi vakıa olmakla birlikte, sözleşmenin feshine yönelik bir hukuki sonuç doğurduğundan, bunun ne şekilde ispat edileceği hususu, yıllık kira bedelinin tutarı esas alınmak suretiyle, 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 200 ve 201.maddeleri çerçevesinde değerlendirilmelidir. Eş söyleyişle, yıllık kira bedelinin tutarı senetle ispat sınırının üzerindeyse ve kiralayanın açık muvafakati yoksa bu yön kiracı tarafından ancak yazılı delille ispatlanabilir; tanık dinlenemez. Kiralayan anahtarı almaktan kaçınırsa, kiracının yapması gereken, mahkemeden bu yolda tevdi mahalli tayinini isteyip, tayin edilecek yere anahtarı teslim etmek ve durumu kiralayana bildirmektir. Kiracının kiralananı iade borcu, ancak bu şekilde, durumun kiralayana bildirildiği tarihte son bulur. Aksi takdirde, kiracının, kira parasını ödemek de dahil olmak üzere, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri devam eder. 
 
Taraflar arasında düzenlenen 01.04.2005 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda bir uyuşmazlık yoktur.Davacı, 28.07.2011 tarihinde başlatmış olduğu icra takibinde, 2011 yılı 4-5-6 ve 7.aylar kira paralarının tahsilini istemiş, davalı itirazında kiralananı 31.03.2011 tarihi itibariyle tahliye ettiğini, kira borcu bulunmadığını bildirmiştir. Kiralananın tahliye edilerek anahtarın kiralayana teslim edildiğini davalının yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. Davalı kiracı anahtar teslimini yazılı belge ile kanıtlayamamış ise de delilleri arasında bilcümle yasal delil ibaresi bulunmakta olup,bu ibareden yemin deliline de dayanıldığı anlaşıldığından, mahkemece davalıya yemin teklif etme hakkı bulunduğu hatırlatılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. 
 
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre davalı vekilinin karşı temyiz isteminin incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 28.01.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.