Özel Hastane Nereye Şikayet Edilir? 

doktor dava sağlık hukuku

Özel hastane doktorlarının şikayet edilmesi gereken durumları ve bu sürecin nasıl işlediğini anlamadan önce, özel hastane doktorlarının tıbbi hatalardan kaynaklanan sorumluluğunu incelememiz önemlidir. Bu sorumluluk, ceza sorumluluğu yanı sıra maddi ve manevi tazminat açısından da ortaya çıkabilir.

Maddi tazminat konusunda, hatalı teşhis ve tedavi nedeniyle ceza sorumluluğu kesinleştiğinde, bu durum maddi ve manevi tazminat sorumluluğunu içerebilir. Özel hastane doktorlarını nereye şikayet etmelisiniz sorusunun cevabı, ceza sorumluluğuyla ilgiliyse, bu durumda savcılığa başvurmanız gerekecektir. Ancak, hukuki sorumluluk için, tüketici mahkemelerine başvurmanız gerekmektedir. Tüketici Mahkemeleri, özel hastaneler ve özel hastane doktorlarına karşı açılan davaların idare mahkemeleri tarafından ele alınması gerektiğini ifade etse de, aşağıdaki Yargıtay kararına göre tüketici mahkemelerinin yetkisi olduğu belirtilmiştir.

Yargıtay Kararı Özeti: Doktor ile hasta arasındaki ilişki vekalet sözleşmesi niteliğindedir ve hastanın özel bir hastanede çalışan doktorun hatası nedeniyle açtığı tazminat davasında, 6502 sayılı yasa gereğince yetkili mahkeme Tüketici Mahkemesi olarak belirlenmiştir.

Sakarya ve çevresinde sağlık hukuku ile ilgili avukat arayışınız var ise Avukat Hakan Kılıç Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.

YARGITAY
13. HUKUK DAİRESİ
E. 2016/18107
K. 2018/3804
T. 29.3.2018

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR :

Davacılar vekili, müvekkili …’ın yüz felci rahatsızlığı sebebiyle davalı şirkete ait hastanede, diğer davalı doktora muayene olduğu, muayene sonucu kortizon içerikli ilaçlardan bir tanesini yoğun olarak kullanmak üzere tedaviye başladığını, sonradan rahatsızlığının artması farklı hastanelerde tedavi gördüğünü, … Ortadoğu Hastanesinde alınan patoloji raporunda kortizonlu ilaç kullanımının sağ ayak yüzük kemiği kafası erimesine neden olduğunun anlaşıldığını ve ameliyatla sağ ayak yüzük kemiği canlandırması yapıldığını, …… Başkent Hastanesi’nde yapılan ameliyatta da sol ayak yüzük kemiği canlandırmasının yapıldığını, davalıların kusurlu olduklarını ileri sürerek, 1.000,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalılar, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, zamanaşımı sebebiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-) 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 Sayılı Kanun’un 73. maddesi, bu Kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.

Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 Sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.

Somut olayda, davacılar, davalı hastanede çalışan diğer davalı doktor tarafından yapılan muayene sonucu tedavi için kullanılan ilacın vücutta meydana getirdiği zararlar sebebiyle maddi ve manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.

Davacı ile davalı arasındaki ilişki vekalet sözleşmesi niteliğindedir ve dairemizin öteden beri değişmeyen uygulaması da bu yöndedir. Vekalet sözleşmesi ise 28.5.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı yasa kapsamına alınmış olup, 28.5.2014 tarihinden önce açılan davalarda, açıldığı tarihte görevli olan mahkemeler görevlidir. Nitekim bu husus 6502 Sayılı Kanun’un geçici 1. maddesiyle çözüme bağlanmış durumdadır. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine dair olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkemece, davanın 6502 Sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra 14.4.2015 tarihinde açıldığı ve bu bağlamda uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu gözetilerek Tüketici Mahkemeleri’ne görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

2-) Bozma nedenine göre davacıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan sebeple davacıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan 29,20 TL harcın istenmesi halinde davacılara iadesine, HMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.