Sigortasız işçi çalıştırma davası
Sigorta Yapmayan İşverene Dava
Şubat 29, 2024
Arazi, Tarla ve Arsa Alırken Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar!
Mart 4, 2024

Şiddetli Geçimsizlik Nedeniyle Boşanma

Boşanma süreçleri, evlilik içi uyumsuzluklar ve ciddi anlaşmazlıklar nedeniyle ikiye ayrılarak ele alınır: Genel ve özel olmak üzere iki ana boşanma gerekçesi vardır. Özel boşanma gerekçelerine dayalı davalar haricinde açılan her boşanma davası, genellikle “şiddetli geçimsizlik” olarak bilinen ana sebebe dayandırılır.

Şiddetli Geçimsizlik Ne Anlama Gelir?

Şiddetli geçimsizlik ya da diğer bir deyişle “evlilik birliğinin temelden sarsılması”, evliliğin sürdürülmesinin en az bir taraf için katlanılmaz hale geldiği, dolayısıyla evliliğin devamının imkansız olduğu durumları ifade eden genel bir boşanma nedenidir. Bu kapsamda, evliliğin eşler için veya varsa ortak çocuklar için artık bir yarar sağlamadığının kabul edilmesi gerekmektedir. Şiddetli geçimsizlik, evlilik içinde yaşanan ve birlikteliği sürdürülemez kılan her türlü durumu genel bir çerçevede ele alır.

Hangi Durumlar Evlilikte Şiddetli Geçimsizlik Yaşandığını Gösterir?

Evlilikte yaşanan şiddetli geçimsizliği ortaya koyan davranışlar, yasalarda net bir şekilde tanımlanmamış olsa da, evliliğin sürdürülemez hale gelmesine yol açan birçok farklı faktör bulunmaktadır. Bu davranışlar, mahkemeler tarafından evliliğin devamının imkansız olduğuna karar verilirken dikkate alınır. İşte bazı örnekler:

  • Partnerin görünümüyle alay edilmesi,
  • Aileye karşı gösterilen duyarsızlık,
  • Partnerin toplum önünde küçük düşürülmesi,
  • Ekonomik, fiziksel, sosyal veya psikolojik şiddet uygulanması,
  • Evlilikten kaynaklanan yükümlülüklerin ihmal edilmesi,
  • Ailenin evliliğe müdahalesi,
  • Güveni zedeleyici hareketlerde bulunulması,
  • Partnera sürekli olarak hakaret edilmesi,
  • Partner hakkında asılsız iddialarda bulunulması,
  • Sadakat sözleşmesine aykırı davranışlar sergilenmesi,
  • Partnerin aşırı alkol tüketimi sonucu evde huzursuzluk yaratılması,
  • Zorla cinsel ilişkiye girilmesi,
  • Cinsel ilişkiden sürekli olarak kaçınılması,

Bu tür davranışlar, evlilikte ciddi uyumsuzlukların yaşandığının ve birlikteliğin sürdürülemez hale geldiğinin belirtileri olarak kabul edilir.

Sadakat Yükümlülüğüne Aykırı Davranışlar Nelerdir?

Güveni zedeleyen ve sadakate aykırı hareketler, eşler arasındaki güven bağını koparan ve evlilikteki sadakat anlayışına ters düşen davranışları ifade eder. Bu tür davranışlar arasında şunlar bulunabilir:

  • Gece geç saatlere kadar dışarıda vakit geçirme veya evi terk etme alışkanlığı,
  • Önceki ilişkilerden biriyle, özellikle bir neden olmaksızın sıkça görüşme,
  • Partnerin bilgisi dışında büyük miktarda borç alınması, kredi çekilmesi veya önemli mali taahhütlerde bulunulması,
  • Eşin onayı olmadan mülk gibi değerli varlıkların başkasına devredilmesi,
  • Sosyal medya üzerinden başkalarıyla romantik ya da duygusal ilişkiler kurma girişimleri,

Bu tür eylemler, evlilik içerisindeki güven ve sadakat temellerini sarsar ve çoğu zaman ilişkinin sürdürülebilirliğini tehlikeye atar.

Eşler Arasında Şiddet Çeşitleri Nelerdir?

Fiziksel şiddet, eşler arasındaki güveni temelden sarsan ve evlilik birliğini zedeleyen davranışlardan biridir. Bu tür şiddet, fiziksel kuvvetin herhangi bir şekilde uygulanmasıyla karakterize edilir ve eşlerden birinin diğerini fiziksel olarak cezalandırma, aşağılama veya küçük düşürme amacı taşıdığında, ciddi bir boşanma gerekçesi olarak görülür. İtekleme gibi fiziksel müdahaleler de bu kapsamda değerlendirilir ve evlilikte ciddi uyumsuzlukların var olduğunu gösterir.

Eşlerden biri tarafından uygulanan fiziksel şiddetin ardından aynı evde yaşamaya devam etmek, bu davranışın hoş görüldüğü ya da affedildiği şeklinde yorumlanabilir. Böyle bir durum, şiddetli geçimsizlik temelinde açılan boşanma davalarının reddedilmesine yol açabilir.

Psikolojik ve ekonomik şiddet de boşanma sebepleri arasında yer alır. Eşe yönelik kötü muamele, hakaret, aşağılama ya da maddi destekten mahrum bırakma gibi davranışlar, evliliği sürdürülemez hale getirebilir ve boşanma davası açma gerekçesi oluşturabilir.

Sosyal şiddet, eşlerin birbirlerinin özel yaşamına saygı göstermeme ve bu özel alanları dışarıya ifşa etme davranışlarını içerir. Bu tür eylemler de evlilikte şiddetli geçimsizlik yaratabilir ve boşanma davası için yeterli sebep sayılabilir.

Boşanma davalarında, anlaşmalı boşanmadan, ortak hayatın yeniden kurulamamasına kadar farklı kanuni durumlar, şiddetli geçimsizlik olarak kabul edilebilir. Boşanma davası, eşlerden herhangi biri tarafından, evlilik içinde yaşanan uyumsuzluklar ve zorluklar nedeniyle açılabilir. Bu süreçte, eşlerin kusurlarına bakılarak, boşanma, tazminat ve velayet gibi konularda kararlar verilir.

Boşanma sürecinde, şiddetli geçimsizlik nedeniyle açılan davada, müşterek çocukların velayeti, çocuğun en iyi menfaatine göre belirlenir. Nafaka talepleri de, eşlerin ekonomik durumları ve yoksulluğa düşme riskine göre değerlendirilir. Hakimin, evlilik birliğinin temelden sarsıldığına ve şiddetli geçimsizlik yaşandığına dair kanaate varması, boşanma kararının verilmesinde belirleyici olur.

Bu gibi durumlarda Sakarya avukatlarından Avukat Hakan Kılıç olarak; devreye giriyoruz ve aile bireylerine hukuki yardım sunuyoruz.